Göz Kararması Neden Olur? Nedenleri Nelerdir? Ne İyi Gelir ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

12 Şubat 2017 Pazar

Göz Dibi Ödemi Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi





Göz Dibi Ödemi Tedavisi

GÖZ DİBİ ÖDEMİ BELİRTİLERİ


      Hastaların büyük bir kısmı baş ağrıları için tedavi arayışındadır. Daha az aralıklarda ise,görme bozuklukları rahatsız kişiyi doktorlara götürmektedir. Geçici görme bulanıklığından başka, göz dibi ödemi çok geç zamanlara kadar görsel ''semptom'' şikayetine yol açmaz. Kararmalar, hasta birey tarafından hızlıca normale döndüğünü ifade eden bir yada iki göz de 3 ila 4 saniye süren görme kayıplarıdır. En çok hasta yatma pozisyonundan, oturma pozisyonuna yada ayağa kalkmaya çalıştığında olur ve gün içinde defalarca tekrarlayabilir. Kafamızın içi basıncının artan durumlarında ara sıra ikili görme meydana gelebilir.Uzamış olan göz dibi ödemi, sinir zararına ve görme alanı kayıplarına yol açsa bile, görme keskinliği özellikle son zamanlara kadar etkilenmez. Ara sıra renk körlüğü olabilir. ''Akut'' , erken dönem göz dibi ödeminde görme alanı, görme keskinliği ve renkli görme normal derecededir.. Zaman içerisinde  ''göz siniri'' ödeminin göz üzerine baskı yapmasıyla oluşabilen hiper metropi sonucu kör noktalar büyür. Bulanık görmeye sebep olabilir. O bulanıklık özellikle geri dönüşlüdür. Ödeme sebebiyet veren olayın tedavisiz bırakılması durumunda ise,  görme kaybına sebep olabilir. Baş ağrıları, genelde şiddetli ise, kusma ve bulantı ile birlikte ise yada kulakların etrafında baskı hissi var ise, endişe duyulmasına neden olabilir. Fakat baş ağrıları birey eğildiği zaman daha da kötüleşiyor ise yada sabah erken birey uyandığı zaman kötü oluyor ve gün içerisinde azalıyor ise, bu endişe daha da fazla artar. İleri ödemle birlikte ara sıra duyma kaybı ve yüz felci de bulunabilmektedir. Rahatsız kişiler daha çok baş ağrısı olarak, kulaklar da basınç hissi, yorgunluk ve çınlama hatta bazen de ciddi ise kusma ve bulantıdan şikayet eder.


GÖZ DİBİ ÖDEMİ NEDENLERİ


      Göz siniri ödeminin en yaygın sebebi beyindeki 1. yada ikinci tümörleridir. Başka olası sebepler ise yüksek tansiyon, diyabet, uveit, graves rahatsızlığı, lösemi, lenfoma, üremi, travma, radyasyon, beyin içindeki kanamaya bağlı olarak kafa içi basıncın artması, göz çukurlarındaki tümörler ile retinada ana damar tıkanıklığına bağlı olarak pıhtı oluşumudur. Beyin tümörleri iyi olanı yada malign (kötü olanı) olabilmektedir.Hepside kafanın iç basıncının artmasına neden olabilirler. Beynin içinde herhangi bir tümör olmadan da, rahatsız olan kişilerde kafa içi tümörlerin bir çok özellikleri bulunabilmektedir ki, buna sebebi belli olmayan kafa içi yüksek tansiyon  (idiyopatik intrakraniyel hipertansiyon) denmektedir ve papil ödeme neden olabilirler. idiyopatik intrakraniyel hipertansiyon özellikle sebebi belli değildir, ancak bazı ilaçlarla ilişkili olarak ve bazı tip hastalar ile birlikte görülebilmektedir. idiyopatik intrakraniyel hipertansiyon ‘nun iyi anlaşılmış bir nedeni, kafa travması sonrasın da oluşabilen damarlardaki tıkanıklıklardır. Tarihsel olarak, kafanın içindeki damar tıkanıklığının çok bir nedeni kulak arkasındaki kemiğin iltihabı ile birlikte olan, orta kulak mikroplanmasıdır. Tetrasiklin, nalidiksik asit, kortizon vb. ilaçlar ve  A vitamini idiyopatik intrakraniyel hipertansiyon'u oluşturabilirler. Hipoparatiroidli ve böbreküstü bezleri tümörlü hastlar, idiyopatik intrakraniyel hipertansiyonun gelişimine daha da yatkındırlar. Kronik olan solunum yetersizliği, böbrek hastalığı olanlar veya demir eksikliği anemisin de idiyopatik intrakraniyel hipertansiyon ile ilişkilendirilmiştirler. Olguların bir çoğunda her hangi bir sebep bulunamaz. Hastaların çoğu obez ve genç kadındır ve bu hastalığın temelinde hormonlorda anormallik olduğu ileri atılmıştır. Artmış olan kafa içi basıncı, sıvının artmış üretiminde veya dış akımında azalma sonucunda oluşabilir. Bir çok araştırmacı beyin-omurilik sıvı drenajın da , tahliyesinde direnç artmasının olduğunu söylemektedir.

 GÖZ DİBİ ÖDEMİ TEDAVİSİ


     Göz dibi ödemi yalnız başına tek bir hastalık değildir, başka problemler ile baş gösteren bir olgudur. Bu sebeple bu belirtilere yol açabilen hastalıklar tedavi edildiğinde, ödem de geçer fakat, olguları geriletmek için girişim de bulunulmalıdır.Çoğunluklu yaklaşım hakkında bir kaç yoruma değinilmelidir. Medikal tedavi özellikle,tekrarlanan ''lomber'' ponksiyon ve bir kaç diüretikleri veya bazı bulgularda da kilo verilmesini içerecektir. Ancak medikal tedavi yeterli olmaz ise gerektiği taktirde cerrahi müdahaleler de gerekli olabilmektedir.Tedaviye karar verme aşamasında yada tedavi biçimini değiştirmede, özellikle hem optik disk ödeminin, hemde görme kaybının, renkli görme yada görme bölgesi parametrelerince belirtilen yaygınlığın , göz doktorunun tarifine bağlı kaldığını anlamak çok ama çok önemlidir .Bu neden göz doktoları klinik takımlarla tedavi veya takip kararlarını verirken , önemli bir kurul üyesidir.




0 yorum:

Yorum Gönder

Popüler Konular

Blogger tarafından desteklenmektedir.